Ben, İsmail ve Rüstem | Ümit Yaşar Oğuzcan



ŞiirSizsiniz
ŞiirSizsiniz
Ben, İsmail ve Rüstem | Ümit Yaşar Oğuzcan
/

Ümit Yaşar Oğuzcan şiiri Ben, İsmail ve Rüstem, Aşkın Güngör seslendirmesiyle karşınızda.

İyi dinlemeler…

BEN, İSMAİL VE RÜSTEM
Ümit Yaşar Oğuzcan

 

Ben, İsmail ve Rüstem 
Yılbaşını kutluyoruz bu gece
Ve üçümüz üç kadehten
İstanbul’u yudumluyoruz
İstanbul zehir zemberek
İstanbul buruk, İstanbul acı
Susuz içilmiyor İstanbul
Mezesiz gitmiyor
Suyumuz halis taşdelen
Mezemiz sakız leblebisi
Sonra kahır, hüzün ve elem
Şerefe İsmail
Şerefe Rüstem

Rüstem’in aklında bir kız
Ondokuzunda civelek
Hey gidi baba Rüstem
Hey gidi kahpe felek
Kızın adı Müjgan
Kolej mezunu
Saçları sarı mı sarı
Gözleri yeşil mi yeşil
Rüstem’miş, şiirmiş, aşkmış 
Kızın umrunda değil
Kızın babası tüccar
Yani kızın herşeyi var
Rüstem‘se fukara Rüstem
Beş on kitap bütün varlığı
Bir kendi bir anacığı
Kasımpaşa’da otururlar
İki odalı bir evde babadan kalma
Hadi Rüstem hadi kararıp durma
Çek bir fırt daha
İçkiler benden bu gece mezeler dahil
Şerefe Rüstem, şerefe İsmail

İsmail’i tanır tekmil adem babalar 
Fukara İsmail, garip İsmail
Onun da başka derdi var
Geçen ay işinden çıkardılar İsmail’i
İçmesin de ne yapsın
Olacak şey değil
Karısı Meryem, oğlu Erol, kızı Serpil
Üç kişi onun eline bakar
Erol bu yıl ilkokulu bitirecek
Serpil enstitüde
Dayan İsmail dayan
İsmail işsiz, ismail parasız
İsmail’in hali duman
Bereket Meryem bacı dikiş dikiyor
İsmail’e,Erol’a,Serpil’e bakıyor
İsmail koca İsmail
Yine dertli bu gece İsmail
Hadi çek bir fırt daha
Şerefe, şerefe

Ama hangi şerefe orası belli değil
Bütün şerefler kepaze şimdi
Bütün insanlar rezil
Biz o rezillerden üç kişi
Hışım gibi çöktük bu gece
Arabın meyhanesine
Ben, Rüstem ve İsmail 
İstanbul’u yudumluyoruz kadehlerden
İstanbul’un tuzu kuru bizimki yaş
Yine hancıyı söylüyor biri plakta
“Şu bizim hesabı gör yavaş yavaş”

Ben, İsmail ve Rüstem
İsmail’in gölgesi, Rüstem’in gölgesi 
Bir de benim gölgem
Topu topu üç kişi üç gölgeyiz
Meyhaneciden başka
Meyhaneci Arap Rıfat
Ayyaşın biri
Beyoğlu’nun arka sokaklarında yeri
İzbe, küçük bir dükkan
Bir tezgah, iki masa bir de şu eski pikap 
Dekorumuz bundan ibaret
Kadehte İstanbul, tabakta leblebi
o da İstanbul gibi bayat mı bayat
Hadi Arap Rıfat
Doldur birer tek daha 
tazelendi derdim bu gece
Şu plağı da değiştir bakalım 
Biraz da Zeki söylesin ağır ağır
“Şarap mahzende yıllanır”
Ya biz nerede yıllanıyoruz
Ulan İstanbul
Asılmıştan beter ettin bizi
Ulan biz böyle olacak adam mıydık 
Yıktın, yıprattın, eskittin bizi 
Şu yılbaşı gecesinde
Ben, İsmail ve Rüstem 
Hani o bir zaman seni seven kişiler
Şimdi sevmiyoruz artık
Bırak yakamızı
Yeter İstanbul yeter
Rüstem sevdiğini alsın
İsmail bir iş bulsun
Bırak da herkesin dünyası
Daha güzel olsun 
Ulan İstanbul
Ulan İstanbul
Gözünü sevdiğim İstanbul
Sokaklarında gezdiğim
Şiirini yazdığım
Her gecesinde Canımdan bezdiğim
Güzel İstanbul
Kahpe İstanbul
Canım İstanbul

Bir Cevap Yazın