Merhaba Nalân | Yusuf Hayaloğlu | Bilgün Elturan ile Düet



ŞiirSizsiniz
ŞiirSizsiniz
Merhaba Nalân | Yusuf Hayaloğlu | Bilgün Elturan ile Düet
/

Yusuf Hayaloğlu şiiri Merhaba Nalân, Aşkın Güngör & Bilgün Elturan düetiyle karşınızda.

İyi dinlemeler…

MERHABA NALÂN
Yusuf Hayaloğlu

 

Merhaba Nalân… bu sen misin

Yoksa sen mi sandım;

Biri çimdiklesin beni

Şöyle ışığa gel de göreyim

Beni dümdüz eden

O yalandan da yalan gözlerini

 

Merhaba Nalân

Amortiden mi çıktın güzelim

Bak yine şapşal ettin bizi

Oysa ne güzel unutmuştuk

Ve ne güzel sona ermişti

O gerzek pembe dizi

 

Hani, son bölümde sen yamuk yapıp

Fabrikatör Nubar Bey’in

Tarabya köşküne gitmiştin

Hani, arkadaşım Halit Akçatepe’nin yanında

Beni acayip refüze etmiştin

Ve işte o an gözümde

Eskicinin bile almadığı

Bir eski eşya gibi, bitmiştin

 

Merhaba Nalân

Pişmanlıklar denizinin biletsiz yolcusu

Merhaba, artist olma hayallerinin

İkinci sınıf karakter oyuncusu

 

Vay anasını sayın seyirciler

Vay anasını be… vay anasını

Bak, şimdi ağlarım ha

Tez kapatsın biri

Gözlerimin bozuk vanasını

 

Oysa, o zehir kusan fabrika yolunda

Beraber ıslanmıştık biz, nice yağmurda

Ve o gün, Nubar Bey’in çarpıp kaçtığı

Bir hayvancağızdı inleyen

Yol kenarı çamurunda

 

Ve hep kendine ayırdığın

O bencil yüreğin

Bir de o gariban köpeğe sızlamıştı

Ve ben, ilk defa seni böyle bilmiştim

Ve damarlarım ilk defa böyle cızlamıştı

 

Merhaba Nalân… merhaba

Yoksul mahallemizin en havalı kızı

Merhaba, yanlış ağlara takılmış

Muhteşem deniz yıldızı

 

Ben sana bakınca, dolardım bulut gibi

Dolardım da bir türlü yağamazdım

Sen bana bakınca

Bir ağlamak düğümlenir boğazımda

Gurur yapar, ağlamazdım

 

Ne düşkündüm sana be

Hani hayvanlar yavrusunu yalarmış

Aynen öyle

Ne tutkuydu bizimkisi be

Hani Ferhat dağları nasıl delermiş

Aynen öyle

Ve o nasıl gidişti be

Hani bir tren gelir de üzerinden geçermiş

Aynen öyle

 

Of Nalân of!

Sen benim neler çektiğimi bilsen

Bunu bilmekten ölürdün

Şu kadarını söyleyeyim:

Hani taş olsan

Yani taş olsan;

Ortadan ikiye bölünürdün

 

Gitme Nalân, dur

Tekrar gitme ne olur

Aldırış etme saçma sapan sözlerime

Yoo… hayır, ağlamıyorum

Galiba cıgaranın dumanı kaçtı gözlerime

 

Belki de sen haklıydın

Bu mahallede ne bahtın açılır

Ne de boyun uzardı

Üstelik annen ölmüştü

Ve sokağınız

Acını kaldıramayacak kadar dardı

 

Terso gidiyordu her şey

Millet işi gücü bırakmış

Aklını bize takıyordu

Altımızda çul yoktu

Üstümüzde dam akıyordu

Arap kızı camdan bakıyordu

 

Sen gittikten sonra ben

Hiç sorma

El attığım her işi, çok geçmedi batırdım

Çünkü seni unutmanın tek yoluydu;

Bütün kazancımı şaraba yatırdım

 

Ama gelinliğin duruyor

Baba yadigârı cumbalı evi de satmadım

Yalanım varsa kalkmayayım şuradan:

Ben seni bir tek gün

Bir tek gün bile unutmadım

 

Merhaba Nalân

Merhaba üzgün melek

Merhaba kadersizim, talihsizim

Merhaba titreyen elim, sancıyan belim

Ağrıyan dizim, vazgeçilmezim

 

Ama Necdet Tosun öldü Nalân

Artık yemekleri sen

Salatayı da ben yapacağım

Sami Hazinses kadar olmasa da

Bahçeyi sevdiğin çiçeklerle donatacağım

 

Kemal Sunal da öldü Nalân

İyi kalpli amcaları birer-birer uğurladık

Ve dünya kirlendi

Filmler bozuldu

O masum sevdalar yaşanmıyor artık

 

Sen varsın, ben varım

Bir de acımasız bir dünya var dışarıda

Esas film şimdi başlıyor

Ve bütün koltuklar bomboş bu sinemada

 

Merhaba Nalân, merhaba

Sen ortada sıçan, ben şaşkın körebe

Ulan seviyorum seni be

Ulan, nereden inceldiyse

Oradan kopsun be!

 

Bir Cevap Yazın